Andolsun göğe ve Tarık’a: o, gece gelene / o tokmak gibi vurana / o çıkıverip de yürek hoplatana.


Sure
17 ayet
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun göğe ve Tarık’a: o, gece gelene / o tokmak gibi vurana / o çıkıverip de yürek hoplatana.
Nereden bileceksin sen nedir Tarık?
Parlayan, ışığıyla karanlığı delen yıldızdır o.
Hiçbir benlik yoktur ki, üzerinde bir koruyucu / bir bekçi bulunmasın.
İnsan, neden yaratılmış olduğuna bir baksın!
Atılan bir suyun bir parçacığından yaratıldı o.
Bel ile kaburgalar arasından çıkar o su.
O, o insanı tekrar hayata döndürmeye elbette kadirdir.
Sırların / gizlilerin yoklanıp ortaya çıkarılacağı gün,
Artık onun için ne bir kuvvet vardır ne de bir yardımcı.
Andolsun o, dönüşle / döndürümle dolu göğe,
Çatlayışlarla / yarılışlarla dolu yere de andolsun,
Ki o, tam bir biçimde ayırt eden bir sözdür;
Şaka değildir o.
Onlar habire tuzak kuruyorlar / oyun çeviriyorlar.
Ben de tuzak kuruyorum.
O halde o küfre batmışlara mühlet ver, süre tanı onlara birazcık…