Sesli Kur’an-ı Kerim — Oku. Dinle. Anla. Yaşa.
Ana SayfaAraSurelerKütüphaneAyarlar
Oku. Dinle. Anla. Yaşa.© 2026 S Teknoloji Yazılım Her Hakkı Saklıdır
Oynatıcı
Liste
Ana SayfaAraSurelerKütüphaneAyarlar

Sure

15. Hicr

99 ayet

Yaşar Nuri Öztürk

Hicr Suresi

Doğrulanmış
Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla…
15/1

Elif, Lam, Ra. İşte sana o Kitap’ın ve açık anlatımlı Kur’an’ın ayetleri.

15/2

O küfre batmış olanlar zaman zaman, keşke Müslüman olsaydılar diye derin bir özlem duyarlar.

15/3

Bırak onları yesinler, nimetlenip zevk etsinler ve sonu gelmez arzu kendilerini oyalasın. Ama yakında bilecekler.

15/4

Biz hiçbir yurt ve medeniyeti, belirlenmiş bir yazgısı olmadan ortadan kaldırmadık.

15/5

Hiçbir ümmet kendisi için belirlenen sürenin ne önüne geçebilir ne de o süreyi geriletebilir.

15/6

Şöyle haykırdılar: “Hey! Kendisine o vahiy indirilen. Sen gerçekten tam bir delisin.”

15/7

“Hadi, getirsene bize o melekleri, eğer doğru sözlülerdensen.”

15/8

Biz o melekleri ancak ve ancak hak üzre, hak bir yolla indiririz. Ve o zaman inkarcılara göz açtırılmaz.

15/9

Hiç kuşkusuz, o Zikir’i / Kur’an’ı biz indirdik, biz. Ve herhalde onun koruyucusu da biziz.

15/10

Andolsun ki, senden öncekilerin o ilk kümeleri içine de nebiler gönderdik biz…

15/11

Onlara bir tanrı elçisi gelir gelmez, onunla mutlaka alay ederlerdi.

15/12

Biz o Zikir’e, günaha batmışların gönüllerinde böyle bir yol veririz.

15/13

Ona inanmazlar. Oysa ki, öncekilerin davranış ve akıbetleri gözlerinin önünden geçmiştir.

15/14

Üzerlerine gökten bir kapı açsak da oradan yükseliyor olsalardı,

15/15

Kesinlikle şöyle diyeceklerdi: “Bizim gözlerimiz döndürüldü, bakışlarımız sarhoş edildi. Belki de biz büyüye çarptırılmış bir toplumuz.”

15/16

Andolsun, biz gökte burçlar oluşturduk ve onu, seyredenler için süsledik.

15/17

Ve onu, her kovulup taşlanmış şeytandan koruduk.

15/18

Ancak kulak hırsızlığı eden olur; onun peşine de parlak bir ateş alevi düşer.

15/19

Yeri yayıp döşedik, ona kuvvetli dağlar diktik ve içinde ölçülü / ahenkli herşeyden bitirdik.

15/20

Orada sizin için ve rızıklandırıcısı siz olmadığınız kimse için geçimlikler yarattık.

15/21

Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri bizim yanımızda olmasın. Ama biz onu ancak belirli bir ölçüde indiririz.

15/22

Rüzgarları dölleyiciler olarak gönderdik; gökten bir su indirdik de onunla sizi suvardık. Onun depolayıcıları siz değilsiniz.

15/23

Biziz, elbette biziz o hayat vermekte olan, o öldürmekte olan. Ve biziz sonunda mirasçı kalan.

15/24

Andolsun, sizin önden gidenlerinizi bilmişizdir; andolsun, geriye kalanları da bilmişizdir.

15/25

Hiç kuşkusuz, Rabbindir, evet O’dur onları haşredecek olan. Hakim’dir O, Alim’dir.

15/26

Andolsun, biz insanı; kuru çamurdan, değişken-cıvık bir balçıktan yarattık.

15/27

Cini / İblis’i de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık.

15/28

Hatırla o zamanı ki Rabbin meleklere, “ben, kupkuru bir çamurdan, değişken-cıvık balçıktan bir insan yaratacağım” demişti.

15/29

“Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın.”

15/30

Meleklerin tümü, toplu halde secde ettiler.

15/31

İblis müstesna. O, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı.

15/32

Allah dedi: “Ey İblis! Sana ne oluyor da secde edenlerle beraber olmuyorsun?”

15/33

Dedi: “Kuru bir çamurdan, değişken-cıvık bir balçıktan yarattığın bir insana secde etmek için var olmadım.”

15/34

Buyurdu: “Öyleyse çık oradan, çünkü kovuldun.”

15/35

“Din gününe kadar üzerinde lanet var.”

15/36

Dedi: “Rabbim, onların diriltileceği güne kadar bana süre ver.”

15/37

Buyurdu: “Hadi, süre verilenlerdensin.”

15/38

“Bilinen vaktin gününe kadar…”

15/39

Dedi: “Rabbim! Beni azdırmana yemin ederim ki, yeryüzünde onlar için mutlaka süslemeler yapacağım ve onların tümünü kesinlikle azdıracağım.”

15/40

“İçlerinden riyaya sapmamış, samimi kulların müstesna.”

15/41

Buyurdu: “İşte bana varan dosdoğru yol budur.”

15/42

“Benim kullarım aleyhine senin elinde hiçbir güç / kanıt olmayacak. Azgınların seni izleyenleri müstesna.”

15/43

Cehennem onların tümünün şaşmaz buluşma yeridir.

15/44

Yedi kapısı vardır onun. Her kapıya onlardan bir bölük ayrılmıştır.

15/45

Allah’tan korkup korunanlar ise cennetlerde pınarlar içindedir.

15/46

“Güvene kavuşmuş olarak selamla girin oraya.”

15/47

Göğüslerindeki kini çekip almışızdır. Köşkler / divanlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olmuşlardır.

15/48

Orada kendilerine zahmet / yorgunluk dokunmaz. Oradan çıkarılmazlar da.

15/49

Haber ver kullarıma: Hiç kuşkusuz benim, evet benim, Gafur ve Rahim.

15/50

Ama acıklı azabın ta kendisidir azabım benim.

15/51

Onlara İbrahim’in misafirlerinden bahset.

15/52

Hani onun yanına girmişlerdi de “selam” demişlerdi. O da “biz sizden korkuyoruz” diye konuşmuştu.

15/53

“Korkma! Biz sana bilgin bir oğlan müjdeliyoruz.” dediler.

15/54

Dedi: “İhtiyarlık yakama yapıştıktan sonra mı bana müjde veriyorsunuz! Neye dayanarak müjde veriyorsunuz?”

15/55

Dediler: “Hakk’a dayanarak müjdeledik sana, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma.”

15/56

Dedi: “Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbinin rahmetinden!”

15/57

“Amacınız nedir ey elçiler?” diye sordu.

15/58

Dediler: “Biz, günahkar bir topluluğa gönderildik.”

15/59

“Yalnız Lut’un ailesi suçlu değildir. Biz onların hepsini kurtaracağız.”

15/60

“Lut’un karısı hariç. O, günahkarlarla geride kalacaktır. Öyle takdir ettik.”

15/61

Elçiler Lut ailesine geldiklerinde,

15/62

Lut: “Siz tanınmayan kimselersiniz.” dedi.

15/63

Dediler: “Gerçek şu ki biz, günahkarların, hakkında kuşku edip durdukları şeyi sana getirdik.”

15/64

“Sana gerçeği getirdik. Biz, özü-sözü doğru olanlarız.”

15/65

“Gecenin bir yerinde aileni yola çıkar. Sen de arkalarından onları izle. Hiçbiriniz geri dönüp bakmasın. Emredildiğiniz yere kadar gidin.”

15/66

Ona şu emri, bir hüküm olarak ilettik: Şunlar, kökleri kesilmiş olarak sabahlayacaklardır.

15/67

Şehir halkı, elçileri duymanın sevinci içinde geldi.

15/68

Lut dedi: “Bunlar benim konuklarımdır, aman beni utandırmayın.”

15/69

“Allah’tan korkun, beni rezil etmeyin.”

15/70

Dediler: “Seni elalemin işiyle uğraşmaktan men etmemiş miydik?”

15/71

Lut dedi: “Eğer birşey yapacaksanız, işte kızlarım.”

15/72

Senin ömrüne yemin olsun ki onlar, kendi sersemlikleri içinde bocalıyorlardı.

15/73

Nihayet o korkunç titreşimli ses, onları güneş doğarken yakaladı.

15/74

O kentin üstünü altına getirdik. Ve üzerlerine pişmiş çamurdan taşlar yağdırdık.

15/75

Hiç kuşkusuz bunda, işaretlerden anlam çıkaranlar için ibretler vardır.

15/76

O kentin haberleri, hala işleyen bir yol üzerindedir.

15/77

İnananlar için bunda elbette bir ibret vardır.

15/78

Eyke halkı da gerçekten zalim insanlardı.

15/79

Onlardan da intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.

15/80

Andolsun, Hicr halkı da gönderilen elçileri yalanladı.

15/81

Ayetlerimizi onlara verdik ama onlardan yüz çeviriyorlardı.

15/82

Dağlardan güvenli güvenli evler yontuyorlardı.

15/83

Korkunç titreşimli ses onları da sabaha girecekleri sırada yakaladı.

15/84

Kazanıp durdukları şeylerin kendilerine hiçbir yararı olmadı.

15/85

Biz gökleri, yeri ve bunların arasındakileri hak olarak yarattık, başka değil! O saat elbette gelecektir. Şimdi sen ellerini tut, güzel davran.

15/86

Kuşkusuz, senin Rabbin, evet O, Hallak’tır, hiç durmadan yaratır; en iyi şekilde bilir.

15/87

Andolsun ki biz sana ikişerlerden / ikililerden / iç içe kıvrımlar halindeki çift manalılardan yedi taneyi ve şu büyük Kur’an’ı verdik.

15/88

Sakın, onlardan bazı çiftlere sunduğumuz nimet ve zevklere gözlerini dikme. Onlar için tasalanma da. Müminler için kanadını indir sen!

15/89

Ve de ki: “Ben, evet ben, açıkça uyaran bir haberciyim.”

15/90

Aynı şekilde, o bölücülere / yemin edip duranlara da indirmiştik.

15/91

Onlar ki Kur’an’ı parça parça / bölük bölük yaptılar.

15/92

Rabbine yemin olsun ki, biz onları toplu halde sorgu suale çekeceğiz / hepsinden mutlaka hesap soracağız;

15/93

Yapıp ettiklerinden…

15/94

Emrolunduğum şeyi, kafalarını çatlatırcasına tebliğ et; şirke bulaşmışlara aldırma.

15/95

Alay edip eğlenenlere karşı biz sana yeteriz.

15/96

Allah ile beraber başka tanrılar benimzeyenler yakında bilecekler.

15/97

Andolsun ki, onların söyledikleri yüzünden senin göğsünün daraldığını biliyoruz.

15/98

Şimdi sen, Rabbine hamd ile tespih et ve secde edenlerden ol.

15/99

Sana şaşmaz ve kesin bilgi gelinceye kadar Rabbine ibadet et.

Meal

Meal seçimi

Yaşar Nuri ÖztürkSeçiliSeçiliRowad Türkçe TercümeYakındaYakında