Sesli Kur’an-ı Kerim — Oku. Dinle. Anla. Yaşa.
Ana SayfaAraSurelerKütüphaneAyarlar
Oku. Dinle. Anla. Yaşa.© 2026 S Teknoloji Yazılım Her Hakkı Saklıdır
Oynatıcı
Liste
Ana SayfaAraSurelerKütüphaneAyarlar

Ara

Kur’an içinde sakin ve odaklı arama.

✦

Arama türü

SureSure adı veya numarası ile aradığınız sureye ulaşın.AyetAyet metni veya numarası ile doğrudan arama yapın.KelimeKelimeyi yazarak geçtiği ayetleri bulun.KonuKonu veya başlık ile ilgili ayetleri keşfedin.
TümüSabırDuaMerhametİmanRızıkTövbeDaha fazla
Arama sonuçları hazırlanıyor

İçerik hazır olduğunda burada yerini alacaktır.

Kur’an’da Ara

“Dua” hakkında Kur’an’da geçen ayetler

123 sonuç bulundu. İlk 100 sonuç gösteriliyor.

TümüYaşar Nuri ÖztürkRowad Türkçe Tercüme
Yaşar Nuri Öztürk2/61

Bakara Suresi

Siz şöyle demiştiniz: “Ey Musa, biz bir tek yemeğe asla dayanamayız, bizim için Rabbine dua et de bize yerin bitirdiklerinden, baklasından, acurundan, sarmısağından, mercimeğinden, soğanından çıkarıversin.” Musa şöyle demişti: “Siz daha aşağı bir nimete daha üstün bir nimeti mi değişmek istiyorsunuz? İnin bir kasabaya; istediğiniz sizin olacaktır.” Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah’tan bir gazaba çarpıldılar. Bu böyle oldu, çünkü onlar Allah’ın ayetlerini inkar ediyor ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. İsyan ettikleri için böyle oldu. Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme2/68

Bakara Suresi

Bizim için Rabbine dua et de bize onun nasıl bir şey olduğunu açıklasın, dediler. Mûsâ şöyle dedi: “(Rabbim) diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir inektir. Haydi, emrolunduğunuz işi yapın.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme2/69

Bakara Suresi

Onlar: “Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş, açıklasın.” dediler. Mûsâ: "Allah, onun, bakanların içini açan, parlak sarı bir inek olduğunu söylüyor." dedi.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme2/70

Bakara Suresi

Onlar: (Ey Mûsâ) Rabbine dua et, bize açıkça bildirsin. Nasıl bir inek olduğunu anlayamadık. Allah dilerse elbette biz hidayete erenlerden oluruz, dediler.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk2/70

Bakara Suresi

Şöyle dediler: “Dua et Rabbine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız.”

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk2/125

Bakara Suresi

Hatırla o zamanı ki, biz Beytullah’ı insanlar için sevap kazanmaya yönelik bir toplantı yeri ve güvenli bir sığınak yaptık. Siz de İbrahim’in makamından bir dua yeri edinin. İbrahim ve İsmail’e şu sözü ulaştırmıştık: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rüku- secde edenler için evimi temizleyin.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme2/127

Bakara Suresi

Hani İbrahim, İsmail’le birlikte Kâbe’nin temellerini yükseltiyor (ve şöyle dua ediyorlardı): "Rabbimiz! Bizden bu (amelimizi) kabul buyur. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin."

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme2/186

Bakara Suresi

Kullarım sana beni sorarlarsa; şüphe yok ki ben çok yakınım. Bana dua ettiği zaman, dua edenin duasına karşılık veririm. O halde onlar da benim davetime icabet etsinler ve bana iman etsinler ki, doğru yolda olsunlar.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk2/186

Bakara Suresi

Kullarım sana benden sorarlarsa ben Karib’im, gerçekten çok yakınım. Dua edenin çağrısına, bana çağırıp yakardığı anda cevap veririm. Hadi onlar da bana karşılık versinler, bana inansınlar ki doğruyu ve iyiyi bulabilsinler.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme3/38

Âl-i İmrân Suresi

Zekeriya orada Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından tertemiz bir soy ver! Sen duayı en iyi bir şekilde işitensin." dedi.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme3/61

Âl-i İmrân Suresi

Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, kendilerimizi ve kendilerinizi çağıralım. Sonra da dua ederek Allah’ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim."

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk4/117

Nisâ Suresi

Allah’ın dışındakilere davet / dua edenler sadece dişilere davet / dua ederler. Ve onlar inatçı bir şeytandan başkasına çağırıp yakarmıyorlar.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme6/52

En'âm Suresi

Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na dua edenleri yanından uzaklaştırma. Onların hesabından senin üzerinde bir şey (yükümlülük), senin hesabından da onların üzerine bir şey (yükümlülük) yoktur ki onları kovarsan o takdirde zâlimlerden olursun.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme6/63

En'âm Suresi

De ki: Karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) sizi kim kurtarır ki? (O zaman) O'na gizli gizli yalvararak eğer bizi bundan kurtarırsan andolsun şükredenlerden olacağız diye dua ederdiniz.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme6/108

En'âm Suresi

Müşriklerin, Allah’tan başka dua ettiklerine sövmeyin ki, onlar da taşkınlık ederek cahilce Allah’a sövmesinler. Her toplumun yaptığını böyle süslemişizdir. Sonra Rablerine döndürülürler de O, kendilerine (dünyada) ne yaptıklarını haber verir.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk6/108

En'âm Suresi

Onların Allah dışında dua ettiklerine sövmeyin. Yoksa onlar da düşmanlıkla ve bilgisizce Allah’a söverler. Biz her ümmete yaptığı işi bu şekilde süslü gösterdik. Sonra hepsinin dönüşü Rablerinedir. O, onlara, yapmakta olduklarını haber verecektir.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme7/37

A'râf Suresi

Allah’a karşı yalan uydurarak iftira edenden yahut O’nun âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kim olabilir? Kitapta yazılı olan nasipleri elbette onlara ulaşacaktır. Nihayet elçilerimiz onların canlarını almaya gelince: “Allah’ın dışında dua ettikleriniz hani nerede?” diyecekler. Onlar da: “Bizden uzaklaşıp gittiler.” diyerek kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik edeceklerdir.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme7/55

A'râf Suresi

Rabbinize yalvara yakara, gizlice dua edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme7/56

A'râf Suresi

Yeryüzünün ıslah edilmesinden sonra orada bozgunculuk yapmayın. Allah’a korku ve ümitle dua edin. Şüphesiz Allah’ın rahmeti hayırseverlere pek yakındır.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk7/56

A'râf Suresi

Yeryüzünde, orası barışa kavuştuktan sonra bozgun çıkarmayın. Ürpererek ve ümit ederek dua edin O’na. Hiç kuşkusuz, Allah’ın rahmeti güzel düşünüp güzel iş yapanlara çok yakındır.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme7/134

A'râf Suresi

Üzerlerine azap çökünce: “Ey Mûsâ! Sana olan ahdi adına bizim için Rabbine dua et. Şâyet bu azabı bizden kaldırırsan, andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğullarını da mutlaka seninle birlikte göndereceğiz” dediler.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk7/134

A'râf Suresi

Pislik üzerlerine çökünce şöyle dediler: “Ey Musa! Sana verdiği söze dayanarak Rabbine bizim için dua et. Şu pisliği üzerimizden kaldırırsa, sana kesinlikle inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte mutlaka göndereceğiz.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme7/180

A'râf Suresi

En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na bunlarla dua edin. O’nun isimlerinde eğriliğe sapanları terk edin. Onlar yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk7/180

A'râf Suresi

En güzel isimler Allah’ındır; O’na onlarla dua edin. O’nun isimlerinde ters bir tutum izleyenleri bırakın. Yapıp ettiklerinin cezasını çekeceklerdir.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme7/189

A'râf Suresi

Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a: “Eğer salih bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız.” diye dua ederler.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk7/189

A'râf Suresi

O, odur ki, sizi bir tek canlıdan yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü buna ısınsın. Eşini sarıp kucaklayınca o, hafif bir yük yüklendi de bir süre onu gezdirdi. Ağırlaştığında ikisi birden Rablerine şöyle dua ettiler: “Bize iyi huylu, yakışıklı bir çocuk verirsen yemin ederiz, şükredenlerden olacağız.”

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk7/193

A'râf Suresi

Onları, iyiye ve güzele çağırırsanız sizi izlemezler. Ha onlara dua etmişsiniz ha sus-pus oturmuşsunuz. Sizin için birdir.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme7/194

A'râf Suresi

Allah’ı bırakıp da dua/ibadet ettikleriniz sizin gibi kullardır. Eğer doğru söyleyenlerseniz, onlara dua edin de size cevap versinler!

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme7/197

A'râf Suresi

O’ndan başka dua/ibadet ettikleriniz ne size yardımda bulunabilir ne de bizzat kendilerine yardım edebilirler.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme8/9

Enfâl Suresi

Hani siz Rabbinizden imdat istiyordunuz da: “Muhakkak Ben size birbiri ardınca bin melek ile yardım ediyorum” diye duanıza karşılık vermişti.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk9/84

Tevbe Suresi

İçlerinden ölen biri üzerine sonsuza dek dua etme; böyle birinin mezarı başında da durma. Bunlar Allah’a ve resulüne nankörlük ettiler ve yoldan sapmış olarak ölüp gittiler.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme9/99

Tevbe Suresi

Bedevîlerden öylesi de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, (hayır için) harcayacağını Allah katında yakınlığa ve Peygamber'in dualarını almaya vesile edinir. İyi bilin ki bunlar (ettikleri infak ve aldıkları dua), onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmetine sokacaktır. Allah şüphesiz çokça bağışlayandır, merhamet edendir.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk9/99

Tevbe Suresi

Çöl Araplarından bazıları da Allah’a ve ahiret gününe inanır, harcadığını Allah yanında yakınlıklara ve resulün dualarına vesile edinir. Dikkat edin! O harcadıkları gerçekten kendileri için bir yakınlık vesilesidir. Allah onları rahmetinin içine sokacaktır. Allah çok affedici, çok esirgeyicidir.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme9/103

Tevbe Suresi

Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et! Çünkü senin duan onlar için sükûnettir.(Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk9/103

Tevbe Suresi

Bunların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini iyice temizleyip aklayasın. Onlar için dua et, çünkü senin duan onlar için bir sükunettir. Allah Semi’dir, Alim’dir.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme9/114

Tevbe Suresi

İbrahim’in babası için bağışlanma dilemesi, sadece ona verdiği bir sözden dolayı idi. Allah’ın düşmanı olduğunu kesin olarak anlayınca ondan uzaklaştı. İbrahim, gerçekten çok dua edip yalvaran ve yumuşak kalpli biriydi.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme10/10

Yûnus Suresi

Orada duaları: "Allah’ım! Sen tüm noksanlıklardan münezzehsin" dir. (Aralarında ki) selamlaşmaları “Selam”dır, dualarının sonu ise: ”Âlemlerin Rabbine hamdolsun” dur.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme10/12

Yûnus Suresi

İnsana bir darlık dokunduğu zaman, yatarken otururken veya ayakta iken bize dua edip yalvarır. Biz onun darlığını giderdiğimizde sanki başına gelen darlık sebebiyle bize hiç yalvarmamış gibi geçip gider. İşte böyle müsriflere (haddi aşanlara) yapmakta oldukları süslü gösterilir.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme10/22

Yûnus Suresi

Sizi karada ve denizde yürüten O’dur. Öyle ki, siz bir gemide iken ve güzel bir rüzgar ile akıp götürürken bu yüzden (yolcular) neşelenirlerken, o gemiye şiddetli bir fırtına gelip çatar, her yerden onlara dalgalar hücum eder ve onlar çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da dini yalnız Allah'a halis kılarak: "Eğer bizi bundan kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız" diye Allah'a dua ederek yalvarırlar.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk10/22

Yûnus Suresi

O yürütüyor sizi karada ve denizde. Diyelim gemidesiniz: Gemiler, içindekileri latif bir rüzgarla götürüyor. İçerdekiler ferah ve sevinç duymaktalar. Birden korkunç bir kasırga geliverdi. Her taraftan dalgalar üzerlerine çullandı. Çepeçevre kuşatıldıklarını düşünüp dini yalnız Allah’a özgüleyerek duaya koyuldular: “Eğer bizi şu durumdan kurtarırsan, yemin olsun sana şükredenlerden olacağız.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme10/66

Yûnus Suresi

İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah’ındır. Allah’ı bırakıp da ortak koştuklarına dua edenler yalnızca zanna uyanlardır. Onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme10/89

Yûnus Suresi

Allah: "İkinizin duası da kabul olundu, (dininiz üzere) istikamet edin; bilmeyenlerin yoluna asla uymayın!" dedi.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk10/89

Yûnus Suresi

Allah cevap verdi: “İkinizin duası kabul edildi. Doğruluktan şaşmayın. İlimden nasipsizlerin yolunu izlemeyin.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme10/106

Yûnus Suresi

Allah’ı bırakıp, sana fayda da zarar da veremeyecek olan şeylere dua edip yalvarma! Eğer böyle yaparsan kesinlikle zalimlerden olursun.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme11/61

Hûd Suresi

Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Yalnızca Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yok. O, sizi yerden yaratıp sizi orada bir ömür boyu yaşattı. O halde O’ndan mağfiret dileyin. Sonra O’na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim çok yakındır, duaları kabul edendir.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme11/101

Hûd Suresi

Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin emri gelince, Allah’ı bırakıp da dua ettikleri ilâhları kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. İlâhları onların sadece ziyanlarını artırdı.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme12/34

Yûsuf Suresi

Bunun üzerine Rabbi onun duasını kabul etti ve o kadınların hilesini uzaklaştırdı. Hiç şüphe yoktur ki Allah, her şeyi hakkıyla işitendir; hakkıyla bilendir.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk12/34

Yûsuf Suresi

Rabbi onun duasını kabul etti de kadınların tuzaklarını ondan uzaklaştırdı. Herşeyi duyar O, herşeyi bilir.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk12/108

Yûsuf Suresi

De ki: “İşte benim yolum budur. Ben, Allah’a basiret üzere çağırırım / dua ederim. Beni izleyenler de… Şanı yücedir Allah’ın! Ben müşriklerden değilim.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme13/14

Ra'd Suresi

Gerçek dua/ibadet yalnızca O’nadır. O’ndan başka dua ettikleri, kendilerine hiçbir şekilde karşılık veremezler. Onların durumu; ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu (uzaktan) açan kimse gibidir. Halbuki su (ağzına) ulaşacak değildir. İşte kâfirlerin duası delalet içinde olmaktan başka birşey değildir.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk13/14

Ra'd Suresi

Gerçek dua yalnız O’na / hak davet yalnız O’nun için yapılır. O’nun dışında yalvarıp davet ettikleri ise onlara hiçbir şekilde cevap veremezler. Onlar, ağzına ulaşsın diye iki avucunu suya doğru açan ama suya ulaşamayan birinden başkasına benzemiyorlar. Küfre sapanların dua ve davetleri şaşkınlığa dalmaktan başka bir işe yaramaz.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme14/39

İbrâhim Suresi

'Hamt, iyice yaşlanmış iken bana İsmail’i ve İshak’ı veren Allah’a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir.''

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk14/39

İbrâhim Suresi

“İhtiyar yaşımda bana, İsmail’i ve İshak’ı bağışlayan Allah’a hamd olsun. Benim Rabbim duayı gerçekten çok iyi duyar.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme14/40

İbrâhim Suresi

'Rabbim! Beni ve soyumu namazı ikame edenlerden eyle. Rabbimiz! Duamı kabul buyur.''

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk14/40

İbrâhim Suresi

“Rabbim! Beni, namazı özenle yerine getiren bir insan yap. Soyumdan bir kısmını da. Rabbimiz, duamı kabul et.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme16/20

Nahl Suresi

Allah'tan başka dua (ibadet) ettikleri (ilahlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme17/11

İsrâ Suresi

İnsan hayra dua ediyormuş gibi, (kendisi için) şerre de dua eder. İnsan pek acelecidir.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk17/11

İsrâ Suresi

İnsan, hayra davet eder gibi şerri çağırıyor / hayra duasıyla şerri davet ediyor. İnsan çok acelecidir.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme17/24

İsrâ Suresi

Onlara merhamet ile tevazu kanadını indir ve şöyle dua et: “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara merhamet et.''

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme17/56

İsrâ Suresi

De ki: Allah’tan başka (ibadet edilen ilah olduğunu) ileri sürdüklerinize dua edin bakalım, sizin sıkıntınızı ne giderebilirler ne de değiştirebilirler.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme17/57

İsrâ Suresi

Onların dua ettikleri de Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. O’nun rahmetini dilerler, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, sakınılacak bir azaptır.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme17/67

İsrâ Suresi

Denizde başınıza bir sıkıntı gelse O’ndan başka dua ettikleriniz kaybolur. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca hemen yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme17/110

İsrâ Suresi

De ki: İster Allah diyerek dua edin, ister Rahman diyerek. Hangisiyle dua ederseniz edin, çünkü en güzel isimler O’nundur. Namazında (okurken) sesini pek yükseltme, çok da kısma! İkisinin arasında bir yol tut.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme18/14

Kehf Suresi

Ayağa kalkarak: "Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Ondan başka bir ilaha dua etmeyeceğiz" O takdirde gerçekten son derece batıl bir söz söylemiş oluruz” dediklerinde Biz onların kalplerini sağlamlaştırdık.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme18/28

Kehf Suresi

Sabah, akşam Rablerinin yüzünü dileyerek O’na dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süslerini arzulayarak, gözünü onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, heva/arzularına uymuş ve işi taşkınlık olan kimseye itaat etme!

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme19/4

Meryem Suresi

O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim zayıflayıp gevşedi ve ağarmış saçıyla başım yaşlılık aleviyle tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiç bir zaman bedbaht olmadım."

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme19/48

Meryem Suresi

“Ben sizi de, sizin Allah’tan başka taptıklarınızı da terk ediyorum. Yalnız Rabbime dua ediyorum. Rabbime dua etmekle bedbaht olmayacağımı ümit ederim.''

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk19/48

Meryem Suresi

“Sizden de Allah dışındaki yakardıklarınızdan da ayrılıyorum; Rabbime dua edeceğim. Umarım, Rabbime yakarışımla bahtsızlığa düşmem.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme21/76

Enbiyâ Suresi

(Ey Muhammed!) Nûh’u da an. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme21/84

Enbiyâ Suresi

Biz onun duasını kabul ettik ve başındaki sıkıntıyı açıp giderdik. Ayrıca ona hem katımızdan bir rahmet, hem de iyi kullukta bulunanlara bir ibret olmak üzere aile ve çocuklarını ve onlarla birlikte bir o kadarını da verdik.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme21/87

Enbiyâ Suresi

Zünnûn’u da an. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla darda koymayacağımızı, sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, “Senden başka hak ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum.” diye dua etti.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme21/88

Enbiyâ Suresi

Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz Müminleri böyle kurtarırız.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme21/89

Enbiyâ Suresi

Zekeriya’yı da an. Hani o, Rabbine, “Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın.” diye dua etmişti.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme21/90

Enbiyâ Suresi

Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya’yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk22/67

Hac Suresi

Her ümmet için biz, bir ibadet şekli / bir ibadet yeri belirledik; onlar, onu izlerler. Artık bu iş konusunda seninle çekişmesinler. Sen de Rabbine davet et / dua et. Sen, elbette ki şaşırtmadan yol aldıran bir kılavuzun ardındasın.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme22/73

Hac Suresi

-Ey insanlar!- Bir örnek veriliyor, onu iyice dinleyin! Sizin Allah’ın dışında dua ettikleriniz (ilahlar) bir araya gelseler bile bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan kurtaramazlar. İsteyen de, istenen de zayıftır.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme24/41

Nûr Suresi

Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi duasını ve tesbihini (öğrenmiş) bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilir.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk24/41

Nûr Suresi

Görmedin mi, göklerdeki ve yerdeki şuurlular da bölük bölük olmuş kuşlar da Allah’ı tespih etmektedirler. Her biri kendine özgü duasını, kendine özgü tespihini bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilmektedir.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme25/68

Furkân Suresi

Onlar ki, Allah ile birlikte başka bir ilâha dua/ibadet etmezler. Hak ile olması dışında, Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı nefsi de öldürmezler. Zina da etmezler. Kim bunları işlerse cezaları ile karşılaşır.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme25/77

Furkân Suresi

Ey Muhammed!) De ki: “Duanız (kulluğunuz ve yalvarmanız) olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkârcılar! Size Rasûlün bildirdiklerini) yalanladınız. Öyle ise azap, yakanızı bırakmayacak.”

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk25/77

Furkân Suresi

De ki: “Duanız / davetiniz yoksa, Rabbim sizi ne yapsın! Yalanladınız; bu yüzden azap kaçınılmaz olacaktır.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme26/72

Şuarâ Suresi

İbrahim, dedi ki: “Onlara dua ettiğinizde sizi işitiyorlar mı?”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme26/213

Şuarâ Suresi

O halde Allah ile birlikte başka bir ilaha dua etme. O takdirde azap edilenlerden olursun.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme27/62

Neml Suresi

(Ortak koştuklarınız mı hayırlı) Yoksa darda kalana kendisine dua ettiği zaman icabet eden, sıkıntıyı gideren ve sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var? Ne kadar da az düşünüyorsunuz.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme29/65

Ankebût Suresi

Gemiye bindiklerinde dini yalnız Allah'a has kılarak yalnız O'na dua ederler. Sonuçta onları karaya çıkarıp kurtarınca hemen ortak koşarlar.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme30/33

Rûm Suresi

İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O’na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine ortak koşuyorlar.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme31/32

Lokmân Suresi

Onları dağlar gibi bir dalga kapladığında dinlerini yalnız Allah’a halis kılarak O'na dua ederler. Allah; onları kurtarıp karaya çıkarınca, onlardan bir kısmı orta yolu tutar. Ayetlerimizi hain ve çokça nankörlük edenden başkası bilerek inkâr etmez.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme32/16

Secde Suresi

Yanları yataklarından uzak kalır. Rablerine korkarak ve ümit ederek dua ederler. Onlara verdiğimiz rızıktan infak da ederler.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk32/16

Secde Suresi

Yanları yataklardan uzaklaşır; korku ve ümitle Rablerine dua ederler. Kendilerine verdiğimiz rızıklardan da dağıtırlar.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme34/19

Sebe Suresi

“Rabbimiz yolculuklarımız arasını uzaklaştır” diye dua ettiler ve kendi nefislerine zulmettiler. Biz de onları, ibret kıssaları haline getirdik ve onları büsbütün parçaladık. Şüphesiz bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme34/22

Sebe Suresi

(Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da ilah olduklarını iddia ettiklerinize dua edin. Onlar ne göklerde ne de yerde bir zerre ağırlığınca bir şeye sahiptirler. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur."

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme35/13

Fâtır Suresi

Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. Güneş'i ve Ay'ı emri altına almıştır. Her biri belirli bir süreye kadar akıp giderler. İşte sizin Rabbiniz Allah’tır. Mülk O’nundur. O’ndan başka dua ettikleriniz, bir çekirdeğin zarına bile sahip değillerdir.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme35/14

Fâtır Suresi

Onlara dua etseniz bile sizin duanızı duymazlar, duysalar da size cevap veremezler. Kıyamet günü sizin ortak koşmanızı inkâr ederler. (Bu gerçeği) sana, her şeyden haberi olan (Allah) gibi hiç kimse haber veremez.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme35/40

Fâtır Suresi

De ki: "Allah'ı bırakıp da dua ettiğiniz ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana! Onlar yerdeki hangi şeyi yaratmışlardır? Yoksa onların göklerde mi bir ortaklıkları var? Yoksa onlara bir kitap verildi de, ondan bir delile mi dayanıyorlar?" Hayır! Zalimler birbirlerini aldatmaktan başka bir vaadde bulunmuyorlar.

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme39/8

Zümer Suresi

İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden Rabbine yönelerek, O'na dua eder. Sonra ona, kendisinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur da O'nun yolundan saptırmak amacıyla Allah'a ortaklar koşar. De ki: "Küfrünle biraz faydalanıp, eğlene dur. Kuşkusuz sen ateş ehlindensin!"

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk39/8

Zümer Suresi

İnsana bir zarar / zorluk dokununca, Rabbine yönelerek O’na dua eder. Sonra ona bir nimet lütfettiğinde, önceden O’na yalvarmakta olduğunu unutur, O’nun yolundan saptırmak için Allah’a eşler, ortaklar isnat eder. De ki: “Birazcık nimetlen küfrünle. Hiç kuşkusuz sen, ateş halkındansın.”

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk40/14

Mü'min Suresi

Kafirler hoşlanmasa da siz, dini yalnız O’na özgüleyerek, Allah’a dua edin.

Ayeti aç→
Yaşar Nuri Öztürk40/43

Mü'min Suresi

“Sizin beni çağırdığınız şeye, ne dünyada ne de ahirette asla ve asla dua edilemez / onun dünyada ve ahirette çağrı hakkı yoktur. Dönüşümüz-varışımız Allah’adır. Aşırılığa sapanlarsa ateş halkının ta kendileridir.”

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme40/50

Mü'min Suresi

(Cehennem bekçileri) "Rasulleriniz size apaçık deliller getirmediler mi?” diyecekler. Onlar da: "Evet" diyecekler. (Bunun üzerine) onlar: "Öyleyse (kendiniz) dua edin." derler. Hâlbuki kâfirlerin duası hep boşunadır."

Ayeti aç→
Rowad Türkçe Tercüme40/60

Mü'min Suresi

Rabbiniz şöyle dedi: "Bana dua edin, size icabet edeyim. Bana ibadet etmekten büyüklenenler, aşağılanmış olarak Cehennem'e gireceklerdir."

Ayeti aç→